Halil Erem Yerli

Tarih: 20.01.2026 17:19

Çatlak yerden ışık sızar!

Facebook Twitter Linked-in

Çatlak yerden ışık sızar!

Her sistem kusursuz olduğunu iddia ettiği anda çözülmeye başlar. Çünkü hayat, kusursuzluk değil denge ister. Bugün yaşadığımız şey tam olarak bu: Dengenin bozulması. İnsanlar artık yüksek sesle konuşmuyor ama dikkat ederseniz daha çok düşünüyor. Daha az alkışlıyor, daha çok izliyor. Bu kötü bir şey değil. Toplumlar değişimden önce suskunlaşır; çünkü neyi kaybettiğini anlamaya çalışır. Yerel seçimler, oda seçimleri, kurumlar… Hepsi birer aynadır. O aynaya baktığımızda gördüğümüz şey çoğu zaman hoşumuza gitmez. Ama aynayı kırmak yerine  yüzümüzü yıkamak gerekir.

Çatlaklar önce vicdanlarda başlar!

Evet; çatlak bazen çöküşün değil, yenilenmenin işaretidir. Yeter ki o aralıktan giren ışığı perdelemeyelim. Liyakati, şeffaflığı ve vicdanı yeniden konuşabilirsek; bu yapı daha adil bir forma dönüşebilir.Umudu diri tutan şey beklenti değil, iradedir. Ve irade, hâlâ bu toplumda var. Sadece doğru yerde, doğru zamanda ortaya çıkmayı bekliyor.Belki de soruyu şöyle sormalıyız: Bu yapı çatladığında, biz onu onarmaya hazır mıyız

Asıl tehlike umudun azalmasıdır!

Günlük hayatın içinden bakıldığında her şey yerli yerinde gibi görünüyor. Kurumlar çalışıyor, seçimler yapılıyor, açıklamalar peş peşe geliyor. Ama toplumun nabzını tutan herkes biliyor ki asıl mesele görünenin ardında. Bir yapıyı ayakta tutan sadece kurallar ve tabelalar değildir. O yapının taşıyıcı kolonları adalet, liyakat ve güvenle örülmemişse; çatlaklar önce vicdanlarda başlar, sonra duvarlara yansır. Bugün insanlarda en çok hissedilen duygu öfke değil, yorgunluk. Sürekli tekrar eden vaatler, değişmeyen sorunlar ve “idare eder” anlayışı, toplumsal enerjiyi sessizce tüketiyor. Bu sessizlik çoğu zaman yanlış okunuyor. Oysa bu bir kabulleniş değil; derin bir sorgulama halidir. Asıl tehlike itirazın yükselmesi değil, umudun azalmasıdır. Çünkü itiraz değişimin habercisidir; umutsuzluk ise çürümenin. Ne yazık ki son yıllarda “nasıl olsa değişmez” cümlesi, en çok kurulan cümlelerden biri haline geldi.

Peki bu yapı ne zaman çatlar?

Toplum, kendisini yönetenlerden değil; kendisinden şüphe etmeye başladığında çatlar. “Benim sözüm neyi değiştirir?” sorusu yaygınlaştığında çatlar. Ama aynı zamanda şunu da unutmamak gerekir: Her çatlak bir yıkımın değil, bazen bir yenilenmenin başlangıcıdır. Çatlak yerden ışık sızar. O ışık; daha adil bir düzen, daha şeffaf bir yönetim ve daha güçlü bir toplumsal dayanışma ihtimalini gösterir. Yeter ki o ışığı görmezden gelmeyelim. Bugün yapılması gereken şey bağırmak değil; daha çok düşünmek, daha çok sorgulamak ve daha çok sahip çıkmaktır. Çünkü bu yapı hepimizin hayatını taşıyor. Ve onu onarmak da, görmezden gelmek de bizim elimizde. Belki de asıl soru şudur: Bu yapı çatladığında, biz hangi tarafta duracağız? Halil Erem Yerli


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —